Degişimin Mimarı Metin Yavuz
391 okunma

Degişimin Mimarı Metin Yavuz

ABONE OL
12 Aralık 2022 17:27
Degişimin Mimarı Metin Yavuz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Her şey Recep Tayyip Erdoğan’ın “Birlik” çağrısı ile başladı. Çeyrek asıra dayanan iktidar yolculuğunun belki de en önemli bölümünde partinin kurucu lideri; Türkiye’nin “liderler liginde” yer alması için herkesin aynı ruhu taşıması ve aynı hedefe kilitlenmesi gerektiğini deklare ediyordu. Belki de kurucu ruh, ikinci kez ülkenin Siyasi arenasına aynı çağrıyı yapıyordu.

Çeyrek asıra dayanan bu iktidar yorgunluğu, salgın ve bölgemizdeki savaşlar; toplumda ciddi kırılmalar ve sorunları da beraberinde getirdi.

Bütün dünya gibi Türkiye de bir anlamda ekonomik türbülansa giriyordu. Vatandaş, ülkeyi bu türbülanstan çıkaracak kişi olarak Erdoğan’dan başkasını görmüyordu.

Tarih, Türkiye’nin en büyük sorununun “Muhalefet” olarak nitelendirenleri de haksız çıkarmıyordu. Yaklaşık 1 yıldır sürekli toplanan 6’lı Masa millete umut olacak, seçimleri kazanacak hiçbir söylemde bulunamadı.

Tüm bunların gölgesinde iktidar cennahı ise yavaş yavaş çalışmalarını sürdürüyordu. Şanlıurfa Milletvekili Fakıbaba’nın istifası ülkede adeta şok etkisi yaratmıştı. Bir yanda “neler oluyor” diye tartışılırken, diğer yandan da seçim sathı mahaline “milletvekili transferleriyle mi giriliyor?” tartışmaları başlamıştı.

Fakıbaba’nın İYİ Parti’ye katılması ise bu tartışmaları farklı boyutlara taşıdı. AK Parti gibi Cumhur ittifakında da moralleri bozmuştu.

Ülke gündemi bunları tartışırken; AK Parti’de Recep Tayyip Erdoğan’ın, ülkenin ekonomik sıkıntılardan kurtaracak yeni projeleriyle karşılaşıyorlardı.

“Ucuz konut, TOGG, Kızılelma, Sakarya Gaz Sahasındaki doğalgazın karaya taşınması ve Nükleer Enerji” gibi projeler millete umut olarak sunulurken, bir anda siyasi kulislerde yeni transferler konuşulmaya başlandı.

Erdoğan’ın G-20 toplantısı ve Tahıl Koridorundaki aldığı rol ise Uluslararası arenada farklı yansıması olmuştu. Bunun iç piyasaya etkisi ise net şekilde görünür olmuştu.

Bütün bunlar yaşanırken sessiz ve sedasız bir şekilde AK Parti Aydın Milletvekili Metin Yavuz’un girişimleriyle İYİ Parti’nin en büyük ikinci Belediyesi AK Parti’ye katılıyordu. Partisine mensup milletvekillerinin bile haberinin olmadığı bu transfer harekatının altında, AK Parti’li Metin Yavuz’un ince, gizli ve büyük bir diplomasi mücadelesinin sonunda gelen bir transfer öyküsü yatıyor.

Kulislerden edindiğim bilgilere göre AK Partili Yavuz, Nazilli Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan’ı AK Parti’ye davet etmeden önce, uzun bir süre çalışmalarını yakından takip edip, vatandaşlarla sohbet ederek bilgi notları hazırlıyor. Daha sonra konuyu, önce AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki ve partinin diğer ağır toplarına taşıyor.

Parti’den bu transferinin olabileceği talimatı gelince AK Partili Yavuz, Nazilli Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan’a teklifi götürüyor.

Özcan daha önce de böyle bir teklifin kendisine geldiğini, o süreçte bazı sıkıntılar yaşadığını söylüyor. Her şey o dakikadan sonra değişiyor.

Yavuz, bu sürecin “hassas ve bir kuyumcu titizliğinde” yürütülmesi gerektiğini Özcan’a anlatıyor. Tabii Belediyenin ve Meclis’in karanlık dehlizlerinde “bu transferin yapılacağı” söylemleri dile getirilse de iki taraf bunu sürekli yalanlıyor. Yavuz’un yaklaşık 6 ay uğraşısı başarıyla sonuçlanıyor ve İYİ Parti’den ayrılan Özcan’a AK Parti rozetini TBMM Grup toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan takıyor.

Erdoğan daha sonra bu işin mimarı olan Metin Yavuz’la birlikte Özcan’ı Cumhurbaşkanlığında kabul ederek bir süre görüşüyor. Erdoğan’ın bu transfer nedeniyle oldukça mutlu olduğu da gözlerden kaçmıyor.

Şimdi bu transferin kulisine eğer dar açıdan bakarsanız, çok büyük hata edersiniz. Çünkü büyük fotoğrafta bize çok daha fazla şeyler anlatan bir durum var ortada.

Olay sadece bir transfer değil, siyasetin zeminin sağ ve sol cenahta nasıl kaygan olabileceğini, 6’lı masadaki her partinin önümüzdeki süreçte ne tip çekişmelere ve açmazlara girebileceğini de gösteriyor.

Nazilli, İYİ Parti’nin en önemli iki belediyesinden biriydi. Bu kaybın sebepleri arasında Aydın Belediyesi’nin CHP’li olması ve Nazilli’ye destek vermemesinden de kaynaklanıyor.

Yani 6 ya da 7 bilinmezli denklemin çözümü çok zor olacak gibi gözüküyor. Seçim öncesi veya sonrası, bu partilerden aynı sola ya da sağa kaymalar kaçınılmaz gözüküyor.

Hatta ben biraz daha olayı ileri götürüp bugün yumruklaşanların, seçim sonrası kurulacak masalarda iktidar ortağı bile olabileceğini ifade etmek isterim.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP