‘DOĞU TÜRKİSTAN MESELESİ’
439 okunma

‘DOĞU TÜRKİSTAN MESELESİ’

ABONE OL
16 Aralık 2022 23:52
‘DOĞU TÜRKİSTAN MESELESİ’
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tarih ne kolay olurdu, okumak olmasa!

Ömrünü Türkistan davasına adayan İsa Yusuf Alptekin beyin de belirttiği gibi Doğu Türkistan iktisadi ve jeostratejik olarak önemli bir bölgedir. Asya’nın tam orasında bulunan bu bölgeye Amerikalı Bilim adamı Prof. Owen Lattimor ‘Pivot of Asia (Asya’nın Mihveri)’ adını vermiştir.

Bu noktada belirtmek gerekir ki Türkistan kelimesi ‘Türklerle Meskûn’, veya ‘Türk Yurdu’ manalarına gelmektedir. Bugün bile Türkistan isminin mana ve hüviyetini değiştirmek ve bu şekilde zamanında Sovyetler’in ‘Türk’ adı anılmasın diye coğrafi nitelendirmesinin dışında anlam yüklediği ‘Orta Asya’ kalıbı kullanılmaktadır ki bu husus yanlıştır. Türkistan tek bir vücuttan ibarettir. Tarih bir gün ‘bozkurtların dirilişi’ gibi bu vücudun silkelenip ayağa kalktığına şahit olacaktır.

Tarihte Türkistan’ın maruz kaldığı esaret felaketinin başlangıcını, Cengiz Han soyundan gelen Altınorda Devleti’nin yıkılması ve sonrasında gelişen olaylarda aramak gereklidir. Altınorda mirası üzerine kurulu hanlıklardan Kazak Hanlığını yıkarak Türkistan kapılarına kadar gelen Çarlık Rus Kuvvetleri tarihsel süreç içerisinde tüm Türkistan sahasını esaretleri altına almıştır. Elbette ki Türkistan’ın esaret altına girme serüveni bir süreci kapsamaktadır. Bu süreç içerisinde Rus yayılmacılığa karşı Türkistan’da sayısız hareketler vuku bulmuştur ki bugün ilk olarak adını anacağımız kişi, bugün bile Kazak Türkleri arasında kahramanlığı ve başarıları ile ilgili sayısız hikâye ve destanlar bulunan Abılay Han’dır. Abılay Han 1760 tarihinde Çin İmparatoruna elçi göndererek onun himayesine girmek suretiyle kendisini Ruslara karşı kuvvetlendirme yolunu seçmiştir. Fakat gelişen süreçte sonuç onun istediği gibi olmamış Çinliler Doğu Türkistan sahasını istila ettikten sonra o da Çin tabiiyetine girmiş, 1781’deki ölümünden sonra Abılay Hanın hakim sahasından Yedisu bölgesi Ruslara, Tarbagatay, Altay ve Isık göl kesimi Çinlilere bağlanmış ve bölge ikiye bölünmüştür. Bu noktadan itibaren Batı Türkistan sahasında ilerleyen Çarlık Rusya gözünü Doğu Türkistan’a dikmiş ve 1851-1881 arasında Doğu Türkistan’da mühim arazileri işgal etmiştir. Çarlık Rusya karşısında birlikten yoksun olan Doğu Türkistan Türlüğü ise kaderlerini müstakil isyan hareketleri ile belirlemeye çalışmış fakat dünden bugüne maalesef davasında muvaffak olamamıştır…

Türkistan tarihini bir sayfa boyuna sığdırmak elbette mümkün değil. Bu sebeple ileriki yazılarımda konuya devam edeceğim. Yazımın sonuna kendi kütüphanemden ilgililer için ‘Türkistan Sesi’ dergisinin görselini bırakıyorum.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP