Erdoğan;” Depremzede Vatandaşlara Hakaret Ederek Siyaset Olmaz”
155 okunma

Erdoğan;” Depremzede Vatandaşlara Hakaret Ederek Siyaset Olmaz”

ABONE OL
19 Mayıs 2023 09:24
Erdoğan;” Depremzede Vatandaşlara Hakaret Ederek Siyaset Olmaz”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Ulaşım Sektörü Buluşması’na katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, “Allah’ın izniyle ikinci turda rekor bir oy ve oranla milletimizin bize Cumhurbaşkanlığı görevini tekrar 5 yıllığına tevdi edeceğine inanıyoruz. Niye kendimizden bu kadar eminiz biliyor musunuz? Çünkü bizim kimseyle pazarlığımız yok. Milletle inatlaşarak, millete hakaret ederek, milleti tehdit ederek siyaset olmaz. Depremzede vatandaşlarıma hakaret ederek siyaset olmaz. İnşallah 28 Mayıs’ta öyle bir zafer elde edelim ki, 29 Mayıs fethini hep birlikte kutlayalım” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi‘nde düzenlenen İstanbul Ulaşım Sektörü Buluşması’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her zaman olduğu gibi Türkiye Yüzyılı’nı inşa mücadelemizde de en büyük desteği aldığımız kesimlerin başında sizler geliyorsunuz. Aklıma yine yolda gördüğüm bir araç arkası yazı geldi. Bu yazıda ‘bir gün ağırlık çökerse omuzlarına, o benim vebalimdir unutma’ diyordu. Bu sizin vebalinizi asla unutmadık, asla ihmal etmedik, asla istismar etmedik. Rızkını direksiyonu başında kazanan şoförlerimizin de, tezgahlarının başında ekmek mücadelesi veren diğer tüm esnaflarımızın da yanlarında olduk.  Ülkemizin kalkınma yürüyüşünün sürmesinde milletimizin güven ve huzur içinde hayatına devam edebilmesinde sizlerin çok büyük rolü var. Aynı şekilde 21 yıldır ülkemizde kurduğumuz güçlü ulaştırma altyapısını, şehircilik uygulamalarını tesis ettiğimiz esnaf ve sanatkar dostu ticaret iklimini en iyi sizler biliyorsunuz. Bölünmüş yollardan otobanlara, şehir içindeki köprü ve tünellere kadar yaptığımız yatırımların muhattabı doğrudan sizlersiniz. Bu Haliç’i kim temizledi biliyor musunuz? Burayı da Kadir Topbaş Bey’in başkanlığı döneminde bitirdik. Şimdi bu salondan hepimiz istifade ediyoruz. Nereye bunu yaptık? Milletimize yaptık, farkımız bu. Ülkemizin araç stokunun önemli bir kısmını yenilerken en çok da ticari araçlara erişimi kolaylaştırmaya ehemmiyet verdik. Bugün de Halkbank vasıtasıyla 1 buçuk milyon liraya kadar hazine destekli taşıt kredisiyle yanınızda yer alıyoruz. Sadece geçtiğimiz yıl esnaflarımız için 150 milyar lira tutarında destek paketleri hazırladık. Böylece yaklaşık 400 bin esnafımızı 146 milyar liralık krediyle destekledik. Esnafımızın talepleri doğrultusunda geçtiğimiz günlerde yaklaşık 7 yıl sonra bir kez daha ticari araçlara ÖTV’siz yenileme imkanı getirdik. Kazancı basit usulde vergilendirilen esnafımızı gelir vergisi dışında tutarak, taksicilerimizin de aralarında olduğu 850 bin esnafımıza çok önemli bir kolaylık sağladık. Yine geçtiğimiz günlerde esnafımızın en önemli sıkıntılarından biri olan emeklilikteki prim gün sayısı adaletsizliğini giderme sözü verdik. Buna göre küçük esnafımızın emeklilik için gereken prim gün sayısını 9 binden 7 bin 200’e indirdik. Belediye meclis grubumuz vasıtasıyla İstanbul’daki halk otobüsü işletmecilerimizin tüm taleplerini karşıladık. Gençlerimizin kendi işlerini kurmalarını teşvik etmek amacıyla yıllık 150 bin liraya kadar olan kazançlarından vergi almıyor, sigorta primlerini de ödüyoruz. Biz bazıları gibi sözümüzü havaya söylemiyoruz. Ne dersek, onu yapıyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde daha nice güzel haberlerle, müjdelerle sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı’nın inşasında alınan her mesafe sizlerin güvenli, huzurlu müreffeh yarınlarınız için elde edilmiş yeni bir kazanım olacaktır. İki kavram çok önemli. Güven ve istikrar” dedi.

“ÖYLE BİR KAZANACAĞIZ Kİ, HİÇ KİMSE KAYBETMEYECEK” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle bir kazanacağız ki, hiç kimse kaybetmeyecek. Geçmişte bu adımları atamasın diye, ülkemizin önüne nice tuzaklar kuruldu. Tek parti faşizminden darbelere, koalisyonlu yıllardan terör örgütlerinin üzerimize salınmasına kadar yaşadığımız her musibetin gerisinde, Türkiye’yi oyun dışında tutma niyeti vardı. Bize bu sinsi oyunu bozduğumuz için düşmanlar. Şayet ülkenin kaynaklarını Londra tefecilerine akıtmaya devam etseydik, milletimizin köken, mezhep ve meşrep tartışmaları üzerinden ayrıştırılmasına göz yumsaydık inanın bizden kıymetlisi olmazdı. Ama biz sadece Allah’ın rızasını, milletimizin desteğini, insanımızın hayır duasını istedik. Ülkenin imkanlarını, milletin emrine verince yollar da yapılıyor, afetlerin altından da kalkılıyor. Her kesimin taleplerine de cevap verilebiliyor. Bu bereketin gerisinde millet için çalışmak, millet için mücadele etmek, millet için alın teri dökmek vardır. Eksiklerimiz şüphesiz vardır. Hatasızlık iddiası her şeyden önce bizim inancımıza uymaz. Fakat şundan emin olunuz. Türkiye’nin büyümesi, güçlenmesi, milletimizin huzuru ve refahı için verdiğimiz mücadele sonuna kadar samimiydi. Vesayetin kirli senaryolarıyla mücadele ederken de samimiydik. Ülkemize asırlık demokrasi ve kalkınma hamlelerini yaşatırken yine samimiydik. FETÖ’cü hainlerin sonradan bizzat kendi kullandıkları kişilerin de ikrarıyla montaj olduğu kesinleşen kumpaslarına karşı yine samimiydik. Terör örgütlerinin kanlı saldırılarına karşı mücadele ederken bu meseleyi suhuletle bitirmek için çözüm yolları ararken de samimiydik. 15 Temmuz’da tankların, uçakların, helikopterlerin bombalarına meydan okurken de samimiydik. Ekonomik tetikçilerin, küresel ağababalarının desteğiyle, ülkemizi çökertme girişimlerini engellemek için kendi programlarımızı hayata geçirirken de samimiydik” ifadelerini kullandı.

“GERİDE KALINCA NASIL ZIVANADAN ÇIKTIKLARINI GÖRDÜK” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler için gerekirse tüm dünyayı karşımıza alırız. Türkiye’nin 14 Mayıs seçimleri çok partili siyasi hayatımızdaki en önemli sınamalardan biri olmuştur. Ülkemiz çok uzun bir aradan sonra ilk defa iki ittifaklı, iki adaylı bir seçim yaşadı. Cumhur İttifakı ile CHP’nin öncülüğündeki koalisyon masası ittifakının nasıl ortaya çıktığını herhalde anlatmaya gerek yok. Karşımızdaki adaya kimlerin destek verdiğini, kimlerin yol verdiğini sizler çok iyi biliyorsunuz. Buna rağmen 2 milyon 520 bin farkla geride kalınca nasıl zıvanadan çıktıklarını, sağa sola nasıl tehditler savurduklarını hep birlikte gördük. Bölücü terör örgütü ve ona sırtını dayayan parti, ikinci tur için CHP Genel Başkanı’na desteğini hemen açıkladı. Koalisyon masasının kendi içinde hesaplar biraz karışık. Hava biraz dumanlı ama olsun en azından bölücü örgütün desteğini sağlama aldılar. Bunu örtmek için de Kılıçdaroğlu hemen çıkıp siyasette seviyeyi daha da düşürmeye, insanlarımızı kutuplaştırmaya başladı. Helalleşme tiyatrosunun yerini bir günde faşizmin en ilkel, en nobran, en rezil hali aldı. Halbuki hiçbir kılıf bu minareyi örtmeye yetmez” şeklinde konuştu.

DEPREMZEDE VATANDAŞLARIMA HAKARET EDEREK SİYASET OLMAZ 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletle inatlaşarak, millete hakaret ederek, milleti tehdit ederek siyaset olmaz. Depremzede vatandaşlarıma hakaret ederek siyaset olmaz. Bu Cumartesi, Pazar ve haftaya Salı 6 deprem ilini ziyaret edeceğim. Bunların yaptıklarını gördünüz. Sosyal medyada yürütülen ahlaksız, vicdansız, insanlık dışı kampanyaları saymıyorum bile. CHP’li belediyeler ve bu partiyle irtibatlı sivil toplum kuruluşları depremzedelere yaptıkları yardımları kesmekten, çadırları toplamaya, kaldıkları yerlerden onları çıkarmaya kadar her türlü rezilliği sergiliyorlar. Tekirdağ’da kaldıkları oteli boşalttırdılar. Bu ne vicdansızlıktır. Daha düne kadar depremzedelerimize bedava ev vadediyorlardı, bugün insanlarımızı kapı dışarı ediyorlar. Suçüstü yakalanınca da hemen işi başka taraflara çekip kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar. Düşünün ki bunlar daha kaybettikleri bir seçimde böylesine hırsla sağa sola saldırıyor Allah muhafaza. Seçim sonucu tam tersi çıksaydı neler yaparlardı düşünmek bile istemiyorum” dedi.

“29 MAYIS FETHİNİ HEP BİRLİKTE KUTLAYALIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha ilk gün 5 şehidimiz oldu. 5 şehit. Ne oldu? Ne yaparsanız yapın, Cudi’de de, Gabar’da da, Tendürek’te de bu şehitlerimizin intikamı muhakkak alınacaktır. Bay Bay Kemal, dirsek dirseğe olduğun, omuz omuza yol yürüdüğün bu Kandil varisleriyle yolunu muhakkak ayıracaksın ama zaman çok geç olacak. İnşallah benim milletim sana bu fırsatı vermeyecek. 28’inde bu işi benim milletim bitirecek. Onun için benim milletimden ricam şudur. Sizlere inanıyorum. Yol kısa iken, süratle işi bitirelim. İnşallah 28 Mayıs’ta öyle bir zafer elde edelim ki, 29 Mayıs fethini hep birlikte kutlayalım. Ülkenin ve milletin hayrı için yaptıkları bunların tek bir şey olmayanların sergiledikleri bu ahlak ve insanlık dışı tavrı milletimizin takdirine bırakıyoruz” ifadelerini kullandı.

DEPREM BÖLGESİNİ, DEFNE DEVLET HASTANESİ’Nİ AÇMAK SURETİYLE AYAĞA KALDIRACAĞIZ 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz 6 Şubat’tan bu yana hep yaptığımız gibi bu hafta sonu inşallah deprem bölgelerindeyiz. Devlet Bey’le birlikte oralarda olacağız. Oralardaki vatandaşlarımızın halini hatrını soracağız, çalışmaları yerinde göreceğiz. Varsa eksik, aksaklık, talimatını vereceğiz. Deprem bölgesini en kısa sürede Defne Devlet Hastanesi’ni de açmak suretiyle ayağa kaldıracağız. Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerimizde ülkemize kazandırdığımız eserleri, milletimize verdiğimiz hizmetleri hayata geçirirken asla kim bize oy vermiş, vermemiş ona bakmadık. Tek ölçümüz bu milletin her bir ferdinin birinci sınıf vatandaşımız olarak, birinci sınıf hizmete layık bulunduğuydu. Hamdolsun hiç kimse vatanın tek karış toprağında aksi bir örneği önümüze getiremez. Çünkü biz bu milleti Allah için seviyoruz. Çünkü biz bu ülkenin 81 vilayeti, 85 milyon vatandaşıyla büyümesini güçlenmesini, evlatlarımızın geleceği için istiyoruz. Bu konuda geçmişte herhangi bir yanlışa göz yummadık. Bundan sonra da en küçük bir rehavete izin vermeyeceğiz. Bizim tek bayrağımız var. Kandil, bizim bayrağımızı taşıyor mu? Onun uzantıları bizim bayrağımızı taşıyor mu? Bizim ezanımız belli, bunların ezanı var mı? Bunların kitabı var mı? Uzantılarının var mı? Onlar bizim bayrağımızı kaldıranlar değil mi?” diye konuştu.

an‘ın yanı sıra programa Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe de katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şoför esnafıyla sık sık bir araya geldiklerini belirterek başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz günlerde yolda giderken bir şoför esnafımızın ekmek teknesinin arkasında şöyle bir yazı gördüm. Çekemeyen anten taksın. Bizim bu muhabbetimizi, sevgimizi, çekemeyen de anten taksın mı? Gerçi onlar sandıktan çıkan en açık mesajları bile alamayacak hatta tam tersine çevirmeye çalışacak kadar ülkelerinden ve gerçeklikten kopmuş durumdalar. Bunlara anten de fayda etmez. Onun için uzaya İMECE uydumuzu gönderdik. Belki oradan alacakları sinyallerin uyanıp hakikatleri görmelerine bir faydası olur. Onların ne yaptığı, hangi kirli pazarlıkların, kavgaların hangi ayak oyunlarının içinde olduğu bizi ilgilendirmiyor. Biz işimize bakıyoruz” diye konuştu.

“BİZ, BUNLAR GİBİ TALİMATI KANDİL’DEN ALMIYORUZ”

14 Mayıs’ta yapılan seçimlere değinen Erdoğan, “Milletimiz, 14 Mayıs’ta sandık başına gidip iradesini beyan etti. TBMM’de çoğunluğu 322 milletvekiliyle Cumhur İttifakı’na vererek, yasamada nasıl bir tablo istediğini gösterdi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde en yakın rakibimize 2 milyon 520 bin fark atmamıza, yüzde 49 buçuk oy almamıza rağmen sistemin yüzde 50+1 oy şartı sebebiyle iş, ikinci tura kaldı. Milletimizin bu iradesinin de başımızın üstünde yeri var. Allah’ın izniyle ikinci turda rekor bir oy ve oranla milletimizin bize Cumhurbaşkanlığı görevini tekrar 5 yıllığına tevdi edeceğine inanıyoruz.  Bunun için şimdiden ülkemize kazandırdığımız eserlerin yarım kalmaması için neler yapacağımıza bakıyoruz. Milletimizin dertlerini, sıkıntılarını, sorunlarını çözecek hizmetleri daha da ileri taşımak için neler yapacağımıza bakıyoruz. Türkiye’nin gölgesindeki ve bölgesindeki, dünyadaki gücünü artırmak için hangi araçları kullanabileceğimize, hangi ilişkileri harekete geçirebileceğimize bakıyoruz. Niye kendimizden bu kadar eminiz biliyor musunuz? Çünkü bizim kimseyle pazarlığımız yok. Biz sadece ve sadece, milletimizin emrindeyiz. Onun hizmetkarıyız. Biz, bunlar gibi talimatı Kandil’den almıyoruz. Biz karanlık odalarda, terör örgütünün uzantılarıyla pazarlığa girmiyoruz. Biz, Rabbimize sığınıyoruz ve milletimizden talimatı alıyoruz” şeklinde konuştu.

“BİZ SADECE ÜLKEMİZE ESER KAZANDIRMANIN PEŞİNDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda biz sadece ve sadece ülkemize eser kazandırmanın peşindeyiz. Milletimizin her kesiminin sıkıntılarını çözmek, taleplerine cevap vermek, beklentilerini hayata geçirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Şu Avrasya Tüneli olmasaydı halimiz nice olurdu. Şehitler Köprümüz işimizi kolaylaştırıyor, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü işimizi kolaylaştırıyor ama bir de Yavuz Sultan Selim Köprümüz olmasaydı halimiz nice olurdu. Osman Gazi Köprüsü olmasaydı halimiz nice olurdu. Çanakkale Köprüsü olmasaydı, halimiz nice olurdu. Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, zenginleştikçe ortaya çıkan kaynağı insanlarımızın her birinin hayatına yansıtacak programlar hazırlıyoruz. Karadeniz Gazı’nı ülkemize kazandırmamızdan sonra yaptıklarımızı gördünüz. Karadeniz Gazı’nı 1 ay müddetle ücretsiz olarak halkımıza ulaştırdık mı? 1 yıl boyunca mutfakta, yüzde 25 indirimle vereceğimizi halkımıza duyurduk mu? Şimdi sırada neresi var? Gabar. Ondan da halkımız istifade edecek. Bu Kılıçdaroğlu’nun el ele, kol kola olduğu, o teröristler sebebiyle Gabar petrolü yıllarca çıkarılamamıştır. Gabar’da bulduğumuz petrolü yeni keşiflerle zenginleştirip belirli seviyeye getirdiğimizde, akaryakıtta da aynısını yapacağız. Vergileri düşürerek, esnafımıza ve çiftçimize özel sübvansiyonlar yaparak insanımızı rahatlatacağız. Asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar her konuda benzer adımlar atıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı milletimizin sırtına yeni yükler bindirerek değil, milletimizin yükünü hafifleterek inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“BİR BUÇUK MİLYON LİRAYA KADAR HAZİNE DESTEKLİ TAŞIT KREDİSİYİLE YANINIZDA YER ALIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her zaman olduğu gibi Türkiye Yüzyılı’nı inşa mücadelemizde de en büyük desteği aldığımız kesimlerin başında sizler geliyorsunuz. Aklıma yine yolda gördüğüm bir araç arkası yazı geldi. Bu yazıda ‘bir gün ağırlık çökerse omuzlarına, o benim vebalimdir unutma’ diyordu. Bu sizin vebalinizi asla unutmadık, asla ihmal etmedik, asla istismar etmedik. Rızkını direksiyonu başında kazanan şoförlerimizin de, tezgahlarının başında ekmek mücadelesi veren diğer tüm esnaflarımızın da yanlarında olduk.  Ülkemizin kalkınma yürüyüşünün sürmesinde milletimizin güven ve huzur içinde hayatına devam edebilmesinde sizlerin çok büyük rolü var. Aynı şekilde 21 yıldır ülkemizde kurduğumuz güçlü ulaştırma altyapısını, şehircilik uygulamalarını tesis ettiğimiz esnaf ve sanatkar dostu ticaret iklimini en iyi sizler biliyorsunuz. Bölünmüş yollardan otobanlara, şehir içindeki köprü ve tünellere kadar yaptığımız yatırımların muhattabı doğrudan sizlersiniz. Bu Haliç’i kim temizledi biliyor musunuz? Burayı da Kadir Topbaş Bey’in başkanlığı döneminde bitirdik. Şimdi bu salondan hepimiz istifade ediyoruz. Nereye bunu yaptık? Milletimize yaptık, farkımız bu. Ülkemizin araç stokunun önemli bir kısmını yenilerken en çok da ticari araçlara erişimi kolaylaştırmaya ehemmiyet verdik. Bugün de Halkbank vasıtasıyla 1 buçuk milyon liraya kadar hazine destekli taşıt kredisiyle yanınızda yer alıyoruz. Sadece geçtiğimiz yıl esnaflarımız için 150 milyar lira tutarında destek paketleri hazırladık. Böylece yaklaşık 400 bin esnafımızı 146 milyar liralık krediyle destekledik. Esnafımızın talepleri doğrultusunda geçtiğimiz günlerde yaklaşık 7 yıl sonra bir kez daha ticari araçlara ÖTV’siz yenileme imkanı getirdik. Kazancı basit usulde vergilendirilen esnafımızı gelir vergisi dışında tutarak, taksicilerimizin de aralarında olduğu 850 bin esnafımıza çok önemli bir kolaylık sağladık. Yine geçtiğimiz günlerde esnafımızın en önemli sıkıntılarından biri olan emeklilikteki prim gün sayısı adaletsizliğini giderme sözü verdik. Buna göre küçük esnafımızın emeklilik için gereken prim gün sayısını 9 binden 7 bin 200’e indirdik. Belediye meclis grubumuz vasıtasıyla İstanbul’daki halk otobüsü işletmecilerimizin tüm taleplerini karşıladık. Gençlerimizin kendi işlerini kurmalarını teşvik etmek amacıyla yıllık 150 bin liraya kadar olan kazançlarından vergi almıyor, sigorta primlerini de ödüyoruz. Biz bazıları gibi sözümüzü havaya söylemiyoruz. Ne dersek, onu yapıyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde daha nice güzel haberlerle, müjdelerle sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı’nın inşasında alınan her mesafe sizlerin güvenli, huzurlu müreffeh yarınlarınız için elde edilmiş yeni bir kazanım olacaktır. İki kavram çok önemli. Güven ve istikrar” dedi.

“ÖYLE BİR KAZANACAĞIZ Kİ, HİÇ KİMSE KAYBETMEYECEK” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle bir kazanacağız ki, hiç kimse kaybetmeyecek. Geçmişte bu adımları atamasın diye, ülkemizin önüne nice tuzaklar kuruldu. Tek parti faşizminden darbelere, koalisyonlu yıllardan terör örgütlerinin üzerimize salınmasına kadar yaşadığımız her musibetin gerisinde, Türkiye’yi oyun dışında tutma niyeti vardı. Bize bu sinsi oyunu bozduğumuz için düşmanlar. Şayet ülkenin kaynaklarını Londra tefecilerine akıtmaya devam etseydik, milletimizin köken, mezhep ve meşrep tartışmaları üzerinden ayrıştırılmasına göz yumsaydık inanın bizden kıymetlisi olmazdı. Ama biz sadece Allah’ın rızasını, milletimizin desteğini, insanımızın hayır duasını istedik. Ülkenin imkanlarını, milletin emrine verince yollar da yapılıyor, afetlerin altından da kalkılıyor. Her kesimin taleplerine de cevap verilebiliyor. Bu bereketin gerisinde millet için çalışmak, millet için mücadele etmek, millet için alın teri dökmek vardır. Eksiklerimiz şüphesiz vardır. Hatasızlık iddiası her şeyden önce bizim inancımıza uymaz. Fakat şundan emin olunuz. Türkiye’nin büyümesi, güçlenmesi, milletimizin huzuru ve refahı için verdiğimiz mücadele sonuna kadar samimiydi. Vesayetin kirli senaryolarıyla mücadele ederken de samimiydik. Ülkemize asırlık demokrasi ve kalkınma hamlelerini yaşatırken yine samimiydik. FETÖ’cü hainlerin sonradan bizzat kendi kullandıkları kişilerin de ikrarıyla montaj olduğu kesinleşen kumpaslarına karşı yine samimiydik. Terör örgütlerinin kanlı saldırılarına karşı mücadele ederken bu meseleyi suhuletle bitirmek için çözüm yolları ararken de samimiydik. 15 Temmuz’da tankların, uçakların, helikopterlerin bombalarına meydan okurken de samimiydik. Ekonomik tetikçilerin, küresel ağababalarının desteğiyle, ülkemizi çökertme girişimlerini engellemek için kendi programlarımızı hayata geçirirken de samimiydik” ifadelerini kullandı.

“GERİDE KALINCA NASIL ZIVANADAN ÇIKTIKLARINI GÖRDÜK” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler için gerekirse tüm dünyayı karşımıza alırız. Türkiye’nin 14 Mayıs seçimleri çok partili siyasi hayatımızdaki en önemli sınamalardan biri olmuştur. Ülkemiz çok uzun bir aradan sonra ilk defa iki ittifaklı, iki adaylı bir seçim yaşadı. Cumhur İttifakı ile CHP’nin öncülüğündeki koalisyon masası ittifakının nasıl ortaya çıktığını herhalde anlatmaya gerek yok. Karşımızdaki adaya kimlerin destek verdiğini, kimlerin yol verdiğini sizler çok iyi biliyorsunuz. Buna rağmen 2 milyon 520 bin farkla geride kalınca nasıl zıvanadan çıktıklarını, sağa sola nasıl tehditler savurduklarını hep birlikte gördük. Bölücü terör örgütü ve ona sırtını dayayan parti, ikinci tur için CHP Genel Başkanı’na desteğini hemen açıkladı. Koalisyon masasının kendi içinde hesaplar biraz karışık. Hava biraz dumanlı ama olsun en azından bölücü örgütün desteğini sağlama aldılar. Bunu örtmek için de Kılıçdaroğlu hemen çıkıp siyasette seviyeyi daha da düşürmeye, insanlarımızı kutuplaştırmaya başladı. Helalleşme tiyatrosunun yerini bir günde faşizmin en ilkel, en nobran, en rezil hali aldı. Halbuki hiçbir kılıf bu minareyi örtmeye yetmez” şeklinde konuştu.

DEPREMZEDE VATANDAŞLARIMA HAKARET EDEREK SİYASET OLMAZ 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletle inatlaşarak, millete hakaret ederek, milleti tehdit ederek siyaset olmaz. Depremzede vatandaşlarıma hakaret ederek siyaset olmaz. Bu Cumartesi, Pazar ve haftaya Salı 6 deprem ilini ziyaret edeceğim. Bunların yaptıklarını gördünüz. Sosyal medyada yürütülen ahlaksız, vicdansız, insanlık dışı kampanyaları saymıyorum bile. CHP’li belediyeler ve bu partiyle irtibatlı sivil toplum kuruluşları depremzedelere yaptıkları yardımları kesmekten, çadırları toplamaya, kaldıkları yerlerden onları çıkarmaya kadar her türlü rezilliği sergiliyorlar. Tekirdağ’da kaldıkları oteli boşalttırdılar. Bu ne vicdansızlıktır. Daha düne kadar depremzedelerimize bedava ev vadediyorlardı, bugün insanlarımızı kapı dışarı ediyorlar. Suçüstü yakalanınca da hemen işi başka taraflara çekip kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar. Düşünün ki bunlar daha kaybettikleri bir seçimde böylesine hırsla sağa sola saldırıyor Allah muhafaza. Seçim sonucu tam tersi çıksaydı neler yaparlardı düşünmek bile istemiyorum” dedi.

“29 MAYIS FETHİNİ HEP BİRLİKTE KUTLAYALIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha ilk gün 5 şehidimiz oldu. 5 şehit. Ne oldu? Ne yaparsanız yapın, Cudi’de de, Gabar’da da, Tendürek’te de bu şehitlerimizin intikamı muhakkak alınacaktır. Bay Bay Kemal, dirsek dirseğe olduğun, omuz omuza yol yürüdüğün bu Kandil varisleriyle yolunu muhakkak ayıracaksın ama zaman çok geç olacak. İnşallah benim milletim sana bu fırsatı vermeyecek. 28’inde bu işi benim milletim bitirecek. Onun için benim milletimden ricam şudur. Sizlere inanıyorum. Yol kısa iken, süratle işi bitirelim. İnşallah 28 Mayıs’ta öyle bir zafer elde edelim ki, 29 Mayıs fethini hep birlikte kutlayalım. Ülkenin ve milletin hayrı için yaptıkları bunların tek bir şey olmayanların sergiledikleri bu ahlak ve insanlık dışı tavrı milletimizin takdirine bırakıyoruz” ifadelerini kullandı.

DEPREM BÖLGESİNİ, DEFNE DEVLET HASTANESİ’Nİ AÇMAK SURETİYLE AYAĞA KALDIRACAĞIZ 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz 6 Şubat’tan bu yana hep yaptığımız gibi bu hafta sonu inşallah deprem bölgelerindeyiz. Devlet Bey’le birlikte oralarda olacağız. Oralardaki vatandaşlarımızın halini hatrını soracağız, çalışmaları yerinde göreceğiz. Varsa eksik, aksaklık, talimatını vereceğiz. Deprem bölgesini en kısa sürede Defne Devlet Hastanesi’ni de açmak suretiyle ayağa kaldıracağız. Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerimizde ülkemize kazandırdığımız eserleri, milletimize verdiğimiz hizmetleri hayata geçirirken asla kim bize oy vermiş, vermemiş ona bakmadık. Tek ölçümüz bu milletin her bir ferdinin birinci sınıf vatandaşımız olarak, birinci sınıf hizmete layık bulunduğuydu. Hamdolsun hiç kimse vatanın tek karış toprağında aksi bir örneği önümüze getiremez. Çünkü biz bu milleti Allah için seviyoruz. Çünkü biz bu ülkenin 81 vilayeti, 85 milyon vatandaşıyla büyümesini güçlenmesini, evlatlarımızın geleceği için istiyoruz. Bu konuda geçmişte herhangi bir yanlışa göz yummadık. Bundan sonra da en küçük bir rehavete izin vermeyeceğiz. Bizim tek bayrağımız var. Kandil, bizim bayrağımızı taşıyor mu? Onun uzantıları bizim bayrağımızı taşıyor mu? Bizim ezanımız belli, bunların ezanı var mı? Bunların kitabı var mı? Uzantılarının var mı? Onlar bizim bayrağımızı kaldıranlar değil mi?” diye konuştu.

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP